GÜRCİSTAN'IN GAL BÖLGESİ SALDIRILARI VE ABHAZYA'NIN "ÇOK YÖNLÜ DIŞ POLİTİKALARI" ÜZERİNE GÖRÜŞLER.
Tüm yazarlar || Bu yazara ait yazılar GÜRCİSTAN'IN GAL BÖLGESİ SALDIRILARI VE ABHAZYA'NIN "ÇOK YÖNLÜ DIŞ POLİTİKALARI" ÜZERİNE GÖRÜŞLER.
Gürcistan Yönetiminin planlı bir biçimde geçtiğimiz günlerde Abazya'nın Gal Bölgesinde yoğunlaşan saldırılarının bir tesadüf olmadığını, önümüzdeki günlerde, Abhazya'da asayişin olmadığı ve denetimin AB Barış gücü kuvvetleri tarafından karşılanması gerktiğini belirten Gürcistan, ABD ve AB Ülkelerinden gelecek olan açıklamalar kendisini gösterirse şaşırmamak gerekir.
Abhazya'nın Gal Bölgesi; tarihsel olarak "Samurzakan" olarak anılır. Bu bölgede yaşayan "Abhaz"ların tamamına yakını, Osmanlı-Rus Savaşı sonunda bölgelerini terk ederek göçe zorlandılar. Bu gelişmelerden sonra "Samurzakan" bölgesine, Gürcistan'dan "mingrel" kökenliler ağırlıklı olmak üzere yeni insanlar "iskan" edilmeye başlandı.
SSCB'de özellikle Josef STALİN döneminde bölgede yaşayan "abhaz" kökenlilerin, "abhaz" aile isimleri "gürcü" aile isimleri ile değiştirildi. Abhaz dili kullanımı yasaklanarak, gürcü dili kullanıma geçti. 70 yıllık süreç içerisinde yoğun olarak uygulanan "gürcüleştirme" poltikası sonucunda bölge insanı "Abhazya"ya karşı yabancılaştırıldı.
Bilindiği üzere Abhazya'nın Gal Bölgesi yaşayanları; 1992-93 yılları arasında yaşanan savaş sırasında savaşa katılmadılar, ancak Gürcistan'ın Abhazya'yı işgal girişimlerinde ve işgal döneminde "lojistik destek" alanı olarak görev yaptılar. Abhazya Kurtuluş Savaşı bitiminde, bölgelerini terk ederek Gürcistan'a gittiler. Savaş sonrası süreci içerisinde yapılan karşılıklı görüşmelere bağlı olarak 70 bin Gal Bölgesi yaşayanı evlerine geri döndüler. 1992-93 savaşı sonrası Gal Bölgesi'ne geri dönen 70 bin insanın sırtından, ilk olarak ŞVARDNADZE Yönetimi olmak üzere sonradan da SAAKAŞVİLİ yönetimi, BM tarafından Gürcistan'a verilen yardım paralarından günümüze kadar yararlanmak için yok sayıldılar. özellikle ABD ve AB Ülkeleri, bu aldatma politikaları ile bölge mağdurları için harcanması gereken "yardım paraları"nın ülkenin silahlandırılmasına katkıda bulunulmasına "göz" yumdular. Sonuçta Gürcistan'a verdikleri "yardım paraları" tekrar kendilerine Gürcistan'a yaptıkları "silah satışı" ile "karlı" bir biçimde geri döndü.
Gal Bölgesi; Savaş sonrasında Gürcistan'ın Abhazya'ya karşı kullanabileceği bir bölge olarak günümüze kadar sürekli olarak kullanıldı, günümüzde de yaratılan "terör" eylemleri ile Abhazya'nın bölgede denetimi sağlayamadığı "imajını" yaratarak, AB Polisinin denetim sağlama girişimlerinin alt yapısını oluşturmaya çalışıyor.
Abhazya'nın bağımsızlığı'nın, Rusya Federasyonu ve Nikaragua tarafından tanınmasından önce Abhazya'ya gelen AB Temsilcileri, özellikle, Gal bölgesi için AB Fonlarının çalıştırılması girişimlerini hızlandırmaya çalıştılar. Gal bölgesini Abhazya'nın dışında bir "yerleşim alanı" gibi göstermek istediler. Tabii ki, bu durumun oluşmasına özellikle ambargo koşullarının yaratmış olduğu bölgesel yoksulluğun ve ekonomik ilişkilerin Gürcistan'ın Zugdidi bölgesi ile sürdürülmesinin de katkısı olmuştur.
Hatırlanacağı üzere, Abhazya Diasporası içerisinde de özellikle 1992-93 savaşı sırasında ve ambargonun uygulandığı süre içerisinde Abhazya ile Gürcistan'ın "Gevşetilmiş Federasyon" ile birlikte yaşayabileceğini belirten görüşler bulunuyordu. Özellikle, diasporanın ABD ve TürkiyeTemsilcileri pozisyonunda ki bazı kişiler ve kurum yöneticileri Gal Bölgesi ile ilgili olarak Abhazya yönetimine ilginç çözüm önerileri sunuyorlardı. (bknz.:12/04/2008 tarihli ÜÇÜNCÜ RAUND isimli yazı)
Abhazya ve Güney Osetya, Ekim ayı içerisinde Cenevre'de yapılan toplantı sonrasında Rusya'nın desteği ile psikolojik üstünlüğü ele geçirerek kasım ayında yapılacak olan toplantıya "bağımsızlıklarının" gerekçesini anlatmaya hazırlanırlarken, Güney Osetya ve Abhazya'da Gürcistan tarafından yaratılan provokasyon eylemleri yaşama geçmeye başladı.
Bu eylemler özellikle Abhazya ve Güney Osetya toprakları içerisinde gerçekleştiriliyor. AB Barış Gücü'nün görev yaptığı alanlar "sakin" bir biçimde bulunuyor, izlenimi yaratılıyor. Kasım ayında yapılacak olan "toplantı"ya kadar artarak sürecek olan bu "provokasyonlar" ile Gürcistan ve destekçisi olan ABD ve AB ülkeleri, bölgede denetimin AB Polisi tarafından sağlanması gerektiği talebinde ısrarcı olacaklardır.
16/06/2008 Tarihinde "ABHAZYA YÖNETİMİ'NİN TEMEL DIŞ POLİTİKASI "BAĞIMSIZLIĞININ TANINMASI" OLMALIDIR..!" adlı yazımda Abhazya'nın "çok yönlü dış politikası" konusunda ki görüşlerimi belirtmiştim. Artık Abhazya'nın bağımsızlığı "tasdik" oldu. Gürcistan'ın silahlanmasını sağlayan ve bugünde devlet politikası olarak sürdürdüğü Abhazya ve Güney Osetya Toprakları içerisinde sürdürmüş olduğu provokasyon eylemlerine sessiz kalan ABD, AB, Türkiye, Ukrayna vb. bir çok ülkeye karşı Abhazya Devleti Yönetimi hangi "çok yönlü" dış politikayı gerçekleştirebilir.
Gürcistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Grigoli VAŞADZE; 23 Ekim'de yapmış olduğu açıklamada Abazya ve Güney Osetya'da yaşanan gelişmelere bağlı olarak yardıma hazır olduklarını belirtti. Abhazya, Güney Osetya ve Gürcistan'ın sorunlu bölgesinde göreve başlayan AB Barış gücü kuvvetleri Komutanı Hansiyer HABER; 24 Ekim'de yaptığı açıklamada, bizler Abhazya ve Güney Osetya'ya, yardım etmeye ve orada da görev yapmaya hazırız. açıklamalarında bulunmuştu.
Abhazya Devleti Yönetimi; "çok yönlü" dış politikasını yaşama geçirebilmesi için öncelikle ülke içerisinde yaşamın "güvenli" duruma getirilmesini sağlamalıdır, Abhazya'nın bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne destek veren ülkeler ile vermeyenler arasında ki farkı iyi irdelemelidir. . Özellikle Gal Bölgesi'nde Gürcistan tarafından yaratılan "terör ortamı"nın ortadan kaldırılması gerekir. Gal'de "terör" yaratan Gürcü "özel timleri"ni yetiştiren, lojistik destek veren "ülke" yönetimlerini de iyi bilerek "çok yönlü" dış poltikalarını belirlemelidir .
Abhazya ve Kuzey Kafkasya diaspoası insanları ve kurumları da Gürcistan'ın Abhazya ve Güney Osetya'da yaratmış olduğu "terör" eylemlerini, bulundukları ülkelerde "deşifre" eden çalışmalarda bulunmalıdırlar.
Abhazya ve Rusya Yönetimleri, Yukarı Kodor Bölgesi'nde yapılan "operasyon"a benzer bir uygulama ile 15 yıldır Gal bölgesi'nde Gürcistan tarafından yaratılan "truva atı" ortamını ortadan kaldırılmaları gerekir. Askeri operasyon sonrasında'da bölgenin ekonomik olarak güçlendirilmesi ve Abhazya ekonomisine bağlanma çalışmaları sürdürülmelidir. Eğer Kasım'da yapılacak olan toplantıya kadar bu "alt yapı" sağlanamaz ise toplantıda ve öncesinde karşılaşacakları "yeni provokasyonlara" kendilerini hazırlasınlar.
Saygılarımla.
[ Yazar : Fatih ATAN (A'tanba) | Okunma : 1253 | Tarih: 29.10.2008 ]
Kafkasonline Sohbet Odaları Tekrar Açılmasını İstermiydiniz ?
İyiki Doğdunuz
İstatistikler
Üyeler Son üyemiz : berzeg_cuneyt Bugün : 1 Dün : 0 Onay bekleyen : 0 Engelliler : 0 Kayıtlı üye : 5115 Aktif Üyeler Sitede aktif Üye : 0 Misafir : 20 Toplam : 20 Rekor : 191 kişi 20.05.2011 IP No : 38.107.179.218Site sayacı Bugün Tekil : 48 Bugün Çoğul : 48 Bugün Toplam : 96 ---------------- Dün Tekil : 56 Dün Çoğul : 56 Dün Toplam : 112 ---------------- Genel Tekil : 259039 Genel Çoğul : 277175 Genel Toplam : 536214