-

  
               
  v   Radyo
  v   Sohbet Odaları
  v   Oyunlar
  v   Firma Rehberi
Forumdaki Son cevaplar : Cümle Kitapcığı (ingilizce_-_Çerkesce_-_..(demeleyserdar) Biraz Felsefe(1)..(Immortal_love) TLEPERUŞ OYUNUNDAN BAYANLARIMIZA MESAJLA..(Immortal_love) Sahip Cikalim..(Immortal_love) Adige Milli Marşı ( tercüme )..(Immortal_love) Adige İsimleri..(Immortal_love) Tuğuj sülalesi :D..(tuguj_okn)  Sayfa :1,2, İNNA MAMHIYAGOVA..(ryk1804) ABHAZYA 15.YIL MARŞ..(KaYToKo) RAİSA KASGERMANOVA - DUSA MO..(ajibalar)
Menü
En Sevilenler
 Dosyalar:

 Yazılar:
Resimlerden
Galeriden seçmeler..
Resim Gönder

imam Şamil
Kayan Yazı
kafkasya abhazya çeçenistan
  • Akli olmayan fakirdir
  • Akilli kisiyi sirtinda tasisan dahi yük gelmez
  • Akil malin en kiymetlisidir.
  • Agizdan çikan söz namludan çikan kursun gibidir.
  • Atin basi geçtikten sonra kuyrugundan yakalamaga kalkma.
  • Ati kaybolanin kulagindan at sesi gitmez
  • Açlik korkagida yigit yapar
  • Aslani terbiye ederler,kaplani uslandirirlar.
  • Atina binince düsman,inince dost gibi davran
  • Atina dostun gibi bak, düsmanin gibi bin..
  • Az çogun aracisidir
  • Biçmesini bilmeyenin oragi kördür
  • Baslanmis isi olmayanin bitmis isi olmaz
  • Bilmedigini söyleme,söyledigini inkar etme
  • Bir kere tökezleyen sasi,iki kere tökezleyen kördür
  • Belayi arayip takilma,sana takilmissa korkma
  • Besigi yapilip mezari kazilmayan yoktur
  • Bir kivilcim bütün köyü yakar
  • Birlik olan sürü için kurt korkulacak sey degildir.
  • Candan önce onur gelir.
  • Çoban kötü olursa koyunlari kuzgun dahi götürür
  • Çig'i bir küçük serçe harekete geçirir
  • Çagirana, seni öldürecek isede git.
  • Çerkeslerin en fakiri dahi konuk sahibidir
  • Dil safradan aci,baldan tatli,kiliçtan da keskindir.
  • Delinin bey'i olmaktansa akillinin kölesi olmak daha iyidir
  • Deli bile konusuncaya kadar akilli zannedilir
  • Deriyi yüzsende gönüldekini alamazsin
  • Düsünüp konus, bakinip otur
  • Ecel insanin koynunda yatar
  • Ecel ne acele eder, nede gecikir
  • Eceli arama. O seni bulur
  • Eski dostunla yaptigin gizli isi yeni dostuna güvenip söyleme
  • Eski yolu ve eski dostu terketme
  • Evinde kendini egit,topluma öyle gir
  • Evinin avlu kapisina kadar seni geçirmeyenin evine gitme
  • Evsahibi misafirin hizmetkaridir
  • Esek köpege ot vermis köpek esege et ikiside aç kalmis
  • Fakirin dünyasi sonbahar gibidir.
  • Fakirin lambasi Ay'dir
  • Fakirin ipini zengin eskitir.
  • Gönül yaslanmaz
  • Geçmisi olmayanin gelecegi de yoktur.
  • Genç gelecegi ümid ederek yaslanir,yasli geçmisi hayal ederek ölür
  • Gözün begendigini kalp de begenir.
  • Günde bir kere babasinin huyu oglunda görülür
  • Güzel söylersen güzel cevap alirsin.
  • Güzel; iyi olandir.
  • Güzeli güzellestiren huyudur.
  • Hediye degil,sevgi degerlidir.
  • Hiç kimse dünyadan usanarak ölmez
  • Ip uzunsa,söz kisaysa makbuldür
  • Ilim ile sanatin fazlasi olmaz.
  • Ihtiyar kimse çocuk gibidir.
  • Iyi at iyi arkadas gibidir
  • Iyi gördügünü söyler,kötü verdigini.
  • Iyi komsu kardes sayilir
  • Iyi komsu uzaktaki akrabadan öncedir
  • Iyi yasli olmayan yerde iyi genç olmaz
  • Iyilik kötülügü öldürür
  • Iyiyi bilmiyorsan degerli olani seç
  • Konusana degil bilene bak
  • Kusu yükselten kanat,Insani yükselten akildir
  • Kitap ilmin anahtaridir.
  • Kibirlenmek deli isidir
  • Kadindan utanmayanda yüz yoktur
  • Kadinin el mahareti aklini gösterir
  • Kadinin oldugu yerde kiliç çekilmez
  • Kafa bombossa ayaga yazik olur.
  • Kalbinde iyilik olmayana iyilik gelmez
  • Kalp kalbe karsidir.
  • Kiskanç insan gizli düsmandir.
  • Kismet gelecek olursa yün iplik getirir,gidecek olursa demir zincir dahi tutamaz
  • Kitlik akrabayi unutturur
  • Komsuya deger vermeyen kendini degersiz kilar
  • Kötü yoldas kötü silah gibidir
  • Kötülük yapip iyilik bekleme
  • iyilik iyi bir seydir
  • Maharetle bilgi kardestirler
  • Mezartasi kaybolur,sarki kaybolmaz
  • Misafir her seyden önde gelir.
  • Öküze iltifat et,at ile kavga
  • Sudaki sögüt,bedendeki kalp çürümez.
  • Saadet misafir yolcudur. Gelir,gider.
  • Sevgi ates degildir.Yandiginda söndüremezsin
  • Sevgi kuvvetle alinamaz
  • Söylenmeyen sey duyulmaz.
  • Su akacagi yolu kendi bulur.
  • Sansi olmayani, deve üstünde bile köpek isirir.
  • Utanmasi olanin nasibi de vardir.
  • Utanmasi olmayandan daha kiymetsiz yoktur.
  • Ümit atadan kalma mirastir
  • Ümit uzun ömürlüdür
  • Vakit altindan daha degerlidir
  • Verene ver,vurana sende vur.
  • Ver malini elllere vur dibini yerlere
  • Yaninda iyilik bulunmazsa kuru güzellik bir sey ifade etmez
  • Yaslimim sözü,gencin aklini yener
  • Yaslisi olanin kurallari vardir
  • Yaslisina saygisi olmayanin kendisinede saygisi yoktur
  • Yasliya iltifat et gence güvence ver
  • Yaz fikaranin cennetidir.
  • Yiyecegini kötüleyen kisinin sofrasinda yemek yeme
  • Yoldasin korkaksa ayi ile bogusma.
  • Yüze karsi övgü arkadan yapilan yergi gibidir
  • Zora düsen düsmanin da olsa yardim et
  • Her dostlugun gökyüzünde bir melegi varmis, yeryüzünde biten her dostluk için gökyüzünde bir melek aglarmis, sana ant olsun ki bizim melegimiz asla aglamayacak dostum...
  • Aceminin işi eksilmez.
  • Acı dayak unutulur, acı söz unutulmaz.
  • Aç köpek fırın duvarını deler.
  • Açlık genci de yaşlandırır.
  • Açlık korkağı da yiğit yapar.
  • Adige Xabze babadan kalır.
  • Adigabze bilmiyorsan git de beşiğin altını yala.
  • Adige'nin en garibi de misafirperverdir.
  • Adige'nin misafiri emniyettedir.
  • Ağaçlar toplantı yapmaz, toplantı yapmayan insan olmaz.
  • Ağızdan çıkan söz, namludan çıkan kurşun gibidir.
  • Ağzı çok laf edenin eli az iş görür.
  • Ahlaksızla birlikte yaşayacağına yiğitle ölüme git.
  • Aile büyük nimettir.
  • Akıl büyük bir kaledir.
  • Akıl ile bilgiye fiyat, eğitim ile gelişmeye sınır konulamaz
  • Akıl malın en kıymetlisidir.
  • Akıl mülktür.
  • Akıl sahibinin işi üç gün, akılsızın günü üç gün sürer.
  • Akıllı kişiyi sırtında taşısan dahi yük gelmez.
  • Akıllının düşmanı çoktur.
  • Aklı kısa olanın dili uzun olur.
  • Aklı olan deliye bile danışır.
  • Aklı olmayan fakirdir.
  • Aklı olmayanın hiç bir şeyi yoktur.
  • Aklın anası düşüncedir.
  • Aklı olanın bilmediği yoktur.
  • Aklı olmayan fakirdir. (zavallıdır.)
  • Akrabanın damı görünüyorsa uğramadan geçme.
  • Alçakgönüllülük, en güzel giysidir.
  • Anne göz gibi hassas, baba ceviz gibi serttir.
  • Anne göz, baba soy'dur.
  • Annen ve gözlerin zayıf anını kollamaz.
  • Annenin iyiliği kızın elbisesidir.
  • Anneye bak, kızını al.
  • Aracı çok olunca korkak aslan kesilirmiş.
  • Arı sokmayan balın değerini bilmez.
  • Arkada mal mirası bırakmaktansa iyi evlat bırakmak daha iyidir.
  • Arkadaş kötü günde yanında olandır.
  • Aslan kurttan sonra koyuna el sürmez.
  • Aslanı terbiye ederler, kaplanı uslandırırlar.
  • Asıl olan sevmek değil, sevgiyi karşılıksız bırakmamaktır.
  • Atı güzelleştiren süvarisidir.
  • Atı kaybolanın kulağından at sesi gitmez.
  • Atın başı geçtikten sonra kuyruğundan yakalamaya kalkma.
  • Atına binince düşman, inince dost gibi davran.
  • Atına dostun gibi bak, düşmanın gibi bin.
  • Atlı misafiri ata bindirerek, yaya misafiri uğurlayarak yolcu ederler.
  • Az ateşi büyüt, az çoluk çocuğu çoğalt.
  • Az çoğun aracısıdır.
  • Az konuş, çok yap.
  • Baba ceviz gibi anne göz gibidir.
  • Baba toprağını güzelleştir, annenle güzel konuş.
  • Bahar iyi ise, sene de iyi geçer.
  • Başlanmış işi olmayanın bitmiş işi olmaz.
  • Başta akıl olmayınca ayak yorulur.
  • Bazen delinin de akıllıca laf ettiği görülür.
  • Beceriksiz kocanın karısı da kendine benzer.
  • Beklenmeyen söz, kör kurşun gibidir.
  • Bela geliyorum demez.
  • Belayı arayıp takılma, sana takılmışsa korkma.
  • Beşiği yapılıp mezarı kazılmayan yoktur.
  • Bıçaktan korkma dilden kork.
  • Biçmesini bilmeyenin orağı kördür.
  • Bilgisiz insan meyvesiz ağaca benzer.
  • Bilmediğin şeyi sormak ayıp değildir.
  • Bilmediğini söyleme, söylediğini inkar etme.
  • Bir kere tökezleyen şaşı, iki kere tökezleyen kördür.
  • Bir kıvılcım bütün köyü yakar.
  • Bir korkak tüm orduyu yok eder.
  • Bir yalan yüz doğruyu paslandırır.
  • Birlik olan grup, yıkılmayan kaledir.
  • Birlik olan sürü için kurt korkulacak şey değildir.
  • Bitmeyen neşe yoktur.
  • Boza hoşuna gittiyse iç, kız hoşuna gittiyse al.
  • Bozmak ne kadar kolaysa yapmak o kadar zordur.
  • Burnu (önderi) olanın kuyruğu da olur.
  • Büyüğü olmayan evde feryat ek** olmaz.
  • Can sıkıntısı doğum yapmış, endişeyi doğurmuş.
  • Candan önce onur gelir.
  • Canın çektiği güzeldir.
  • Çerkes'ler misafiri severler.
  • Çağırana, seni öldürecek ise de git.
  • Çalışma saygı kazandırır, tembellik değer kaybettirir.
  • Çerkes'ler misafiri sever.
  • Çerkes'lerin en fakiri dahi konuk sahibidir.
  • Çığ'ı bir küçük serçe harekete geçirir.
  • Çizmedin ki kesesin.
  • Çoban kötü olursa koyunları kuzgun dahi götürür.
  • Çocuk annenin kostümüdür.
  • Çocuk olduğun müddetçe mutlusun.
  • Çocuk tatlıdır.
  • Çok gidene değil çok görene sor.
  • Çok gülmek deliliğe işarettir.
  • Çok kusuru olan bunları başkalarında da bulur.
  • Çok öğren çok söyleme.
  • Çok yaptığın şeyin ustası olursun.
  • Dağda korkak, evde kabadayı davranma.
  • Davanın sonu savaş olursa, ilgili olmayanlar da ölür.
  • Deli bile konuşuncaya kadar akıllı zannedilir.
  • Deli renkli şeyleri sever (giymeyi).
  • Delinin beyi olmaktansa, akıllının kölesi olmak daha iyidir.
  • Delinin suçu az değildir.
  • Deliye iş buyurursan işin arkasında koşarsın.
  • Deliye kandıysan gerçekten delisin demektir.
  • Deniz de damla damla bir aradadır.
  • Deriyi yüzsen de gönüldekini alamazsın.
  • Dikiş bilmeyenin ipliği uzun olur.
  • Dil başın elçisidir.
  • Dil aklın elçisidir.
  • Dil kalptekini söyler.
  • Dil safradan acı, baldan tatlı, kılıçtan da keskindir.
  • Dilinin ucu kaşınıyorsa arkandan iftira atıyorlar.
  • Diri, ölüye değişilmez.
  • Doğmamış taya, takacak gemi düşünme.
  • Zorlukla karşılaşmayan rahatın değerini bilmez.
  • Doğum da ölüm de bir gündür.
  • Dökülen şey geri dolmaz.
  • Dost evinin çatısını görünce geçip gitme.
  • Dökülen şey geri dolmaz.
  • Dünyası cehennem gibi.
  • Dünyası cennet gibi.
  • Duyurulmayan (duyurmazsan bir şeyi) şey duyulmaz.
  • Düğün wuic ile başlar wuic ile biter.
  • Dünyada en hızlı koşan kalptir.
  • Dünyayı aydınlatan güneş, tanzim eden ilimdir.
  • Dürüst akraba nasiptendir.
  • Düşeceğini bilsen altına keçe serersin.
  • Düşecek adamı bir çöp bile tökezletir.
  • Düşmana canını versen de sırrını verme.
  • Düşün de konuş, bakın da otur.
  • Ecel insanın koynunda yatar.
  • Ecel koynunuzdadır.
  • Ecel ne acele eder, nede gecikir.
  • Eceli arama. O seni bulur.
  • Eceli olmayan yoktur.
  • El yurdunda edindiğin bir hafta, emanet gelenek üç gün gider.
  • Elçi öldürülmez.
  • Emeğin geçmeyen şey haramdır.
  • Erkeğin en biçaresi on işe yeter.
  • Erkek evlat soyundur, kız ise başkalarınındır.
  • Erkek sözünden dönmez.
  • Erkek yaptığını anlatmaz.
  • Erken kalkan yol alır, tez evlenen döl alır.
  • Eski dostunla yaptığın gizli işi yeni dostuna güvenip söyleme.
  • Eski dostunla yaptığın işi, yeni dostuna güvenip söyleme.
  • Eski düşmanı akraba eski akrabayı düşman edinme.
  • Eski yolu ve eski dostu terk etme.
  • Eşek köpeğe ot vermiş köpek eşeğe et ikisi de aç kalmış.
  • Ev olunmadan köy olunmaz.
  • Ev satın aldığında beraber komşu da al.
  • Evi ev yapan da, yakınlarını ağırlayan da kadındır.
  • Evinde kendini eğit, topluma öyle gir.
  • Evinin avlu kapısına kadar seni geçirmeyenin evine gitme.
  • Evladına iyi terbiye vermeyen bunu gözyaşları ile öder.
  • Ev sahibi misafirin hizmetkarıdır.
  • Fakirin dünyası sonbahar gibidir.
  • Fakirin ipini zengin eskitirmiş.
  • Fakirin lambası aydır.
  • Fare bile kendi yuvasında yiğittir.
  • Fark edilmeyen kalkar ıslık çalarmış.
  • Geçimsiz kaynana, gelini geçimsiz sanır.
  • Geçmişi olmayanın geleceği de yoktur.
  • Gelinin duyacağı şekilde kızına tembihde bulun.
  • Gelinine gücenirsen kızını azarla.
  • Gelinine iyi deme, bırak kendi namını kendi kazansın.
  • Geliniyle oturan, onu kötülemeyi adet edinir.
  • Gelmek misafirin, gitmek ev sahibinin insiyatifindedir.
  • Genç yaşlı olur ama yaşlı bir daha genç olamaz.
  • Genç geleceği ümit ederek yaşlanır, yaşlı geçmişi hayal ederek ölür.
  • Genç koşarken yaşlının dizleri ağrırmış.
  • Genç yaşlı olur ama yaşlı bir daha genç olamaz.
  • Gençlikte hazırlamadığını yaşlılıkta arama.
  • Gerekmedikçe kılıç çıkartma, çıkarttığında gereğini yapmadan kınına koyma.
  • Gezenin ayakkabısı eskimez.
  • Giysi seni topluma sokar, mide ise çıkartır.
  • Gönlün beğendiği kendine güzeldir.
  • Gönül yaşlanmaz.
  • Gözün beğendiğini kalp de beğenir.
  • Gönlün beğendiği güzeldir.
  • Gönül yaşlanmaz.
  • Gönüle güzel gelen göze güzel görünür.
  • Gönüle uymayan, göze de uymaz.
  • Gönüller bir olunca samanlık seyran olur.
  • Göz beğenir gönül sever.
  • Göz delidir, el yiğittir.
  • Gözün beğendiğini kalp de beğenir.
  • Gözün gördüğünü el yapabilir.
  • Güzel söylersen güzel cevap alırsın.
  • Güzel; iyi olandır.
  • Güzeli güzelleştiren huyudur.
  • Gücüne bak, yükünü öyle al.
  • Gülümseyen herkes dost değildir.
  • Günde bir kere babasının huyu oğlunda görülür.
  • Güzel iyi olandır.
  • Güzel söylemeyen seni aldatmaz.
  • Güzel söz söylersen güzel cevap alırsın.
  • Güzel sözlü kadın kocasını kuşatan tatlı bir esintidir.
  • Güzel, iyi olandır.
  • Güzeli güzelleştiren iyi huyudur.
  • Haklıysan güçlüsün.
  • Hamarat kızın aşığı boldur.
  • Hanımın huysuzsa, boş yere yas tutulan eve gitme, her günün yas dolu olacaktır.
  • Hanımın iyiyse, düğüne gitme, her günün düğün olacaktır .
  • Hediye değil, sevgi değerlidir.
  • Hem Başta yer, hem de ağlar.
  • Her işin bir usulü vardır.
  • Hısımı çok olanın, hazır tavuğu çoktur.
  • Hısımı çok olsun isteyen misafiri sever.
  • Hiç kimse dünyadan usanarak ölmez.
  • Horoz ötmese de gün doğmaya devam eder.
  • İçeceğin suda köpek öldürme.
  • İhtiyar kimse çocuk gibidir.
  • İki düşün bir konuş.
  • İki ecel olmadığına göre, tek ölüme yiğitlik kat.
  • İlim ile sanatın fazlası olmaz.
  • İmkansızı ümit etmek kendini aldatmaktır.
  • Yanında iyilik bulunmazsa kuru güzellik bir şey ifade etmez.
  • Yaptığın iyiliği başa kakma.
  • Yaşam sıra ile.
  • Yaşlanan çocuk gibi olur.
  • Yaşlı çağırılmaz, ardından gidilir.
  • Yaşlı kaynana da bir zamanlar gelindi.
  • Yaşlımım sözü, gencin aklını yener.
  • Yaşlısı olanın kuralları vardır.
  • Yaşlısına saygısı olmayanın kendisine de saygısı yoktur.
  • Yaşlıya iltifat et gence güvence ver.
  • Yaz fukaranın cennetidir.
  • Yazın istirahat günü kışın erzağıdır.
  • Yazın kağnı gölgesi bile ev sayılır.
  • Yazın kızak yap, kışın araba.
  • Yazın saklamadığını kışın arama.
  • Yiğide silah itaatkardır.
  • Yiğitlik paylaşılmayan mirastır.
  • Yiyeceğini kötüleyen kişinin sofrasında yemek yeme.
  • Yoldaşın korkaksa ayı ile boğuşma.
  • Yurdun güçlüyse cesursun.
  • Yürekte olmayan ağızdan çıkmaz.
  • Yüze karşı övgü arkadan yapılan yergi gibidir.
  • Zora düşen düşmanın da olsa yardım et.

Yerel reklam
Çetin İlaçlama
Haşerelere Son Nokta
Adres: http://www.cetinilaclama.com
Tel: 0380 512 20 29


DZC TUR
ÖĞRENCİ VE PERSONEL TAŞIMA HİZMETLERİ
Adres: GAZHANE CADDESİ İRFAN TUNA İŞ MERKEZİ
Tel: 0380 514 7 514


Bahçeşehir vip Nakliyat
İSTANBUL BAHÇEŞEHİR BÖLGESİNDE EVDEN EVE SİGORTALI GÜVENLİ TAŞIMACILIK
Adres: BAHÇEŞEHİR İSTANBUL
Tel: 0 212 669 04 16 0 532 675 79 32


Bozbey Dinlenme Tesisleri
Bozbey Dinlenme Tesisleri
Adres: Üç Köprü Mevkii Kaynaşlı Düzce
Tel: 0 380 544 36 01-02-03-04-05


En hızlılar
tuge (2761 Giriş)
ceyhunasuk (2617 Giriş)
GeRiLLa (2571 Giriş)
KaYToKo (2250 Giriş)
DeDe (1992 Giriş)
Ençok Konu
KaYToKo - (597)
CetavMelih - (245)
DeDe - (243)
Maxho - (101)
Sipse_adige - (81)
Ençok Puan
CetavMelih - (271)
DeDe - (245)
KaYToKo - (190)
Sipse_adige - (183)
ceyhunasuk - (95)
Döviz Kuru
Alış
1 EUR : 2.3112 YTL
1 USD : 1.839 YTL
Satış
1 EUR : 2.3223 YTL
1 USD : 1.8479 YTL
Hava Durumu
Ankara

İstanbul

İzmir
İçerik
 Dosyalar : 54
 Yazılar : 290
 Haberler : 3791
 Mp3'ler : 924
 Videolar : 1
 Animasyonlar : 3
 Resimler : 592
 Bağlantılar : 16
Unutulan Çeçenya Gerçeği
  Yazılar || KafkasOnline Yazılar
   Unutulan Çeçenya Gerçeği

Son günlerde çeşitli medya organlarında Çeçenya ile ilgili yer alan bilgiler ve haberler, kimi güçlerin sistemli biçimde tarihsel gerçekleri değiştirme ve tarihi yeniden yazma gayreti içerisine girdiklerini gösteriyor. İster kendisini gazeteci olarak tanıtanların hesaplarına akan kanlı paraların gücü olarak görün bunu, ister kendi kasamı doldurayım da oradaki halkın yaşadıkları beni bağlamaz diyen işadamlarının umursamazlığı; ister bir siyasi manevra olarak adlandırın, ister bilgisizlik; adını nasıl zikretseniz de bugün bir ulusun şanlı geçmişi üzerinde kimi şüphelerin yaratılmasına ve o halkın geleceğiyle ilgili kurnaz planların uygulanmaya konulmasına çalışıldığına şahit oluyoruz. Böylesi bir ortamda Çeçenya gerçeği hakkında bilgi paylaşımında bulunmak son derece elzemdir.

Çeçen Cumhuriyeti İçkerya

Türkiye’de sıklıkla ideolojik nedenlerle “Çeçenistan” olarak zikredilen bölge, uluslararası kamuoyunda “Çeçenya” olarak adlandırılan “Çeçen Cumhuriyeti İçkerya”dır. Dağılma süreci içerisine giren Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, 3 Nisan 1990′da kabul ettiği bir yasa ile otonom cumhuriyetlere bağımsızlık yolunu açmış ve otonom cumhuriyetler de birer birer SSCB yapısından ayrılmaya başlamıştı. Bu gelişmeleri dikkatle takip eden Çeçen halkının talepleri doğrultusunda 1990 yılında toplanan Çeçen Halk Kongresi “Çeçen halkının bağımsızlık ve egemenliğini” ilan etmiş, aldığı bir dizi kararın ışığında 1991 yılında seçimlere gidilmiş, ilk Devlet Başkanı Dzhoxar Dudaev’i seçmiş ve akabinde de 1 Kasım 1991 tarihinde yani Rusya Federasyonu’nun kurulmasından beş ay kadar önce “Çeçen Cumhuriyeti İçkerya”nın bağımsızlığı uluslararası hukuk normlarına uygun biçimde ilan edilmişti. Bu tarihi karar ile beş yüz yıldır devam eden Rus mezalimi ve işgaline son verilmiş, asırlardır süregelen “bağımsızlık” hayali gerçeğe dönüşmüştü.

Rusya kaynaklı tezler ışığında Batı medyasında sıklıkla Çeçen Cumhuriyeti İçkerya’nın “tanınmamış” bir ülke olarak zikredildiği dikkat çekmektedir. Oya uluslararası hukuk açısından bir devletin varlığı için bulunması gereken unsurlar arasında “başka devletler tarafından tanınmış olmak” bir gereklilik değildir. Son dönemlerde Kosova’nın bağımsızlığının tanınması sürecinde de açık bir şekilde gözlemlendiği üzere, “tanıma” basit siyasi bir tavır olmaktan öteye geçmemekte ve devletlerin varlığına halel getirmemektedir. Ayrıca iddiaların aksine İçkerya tanınmamış bir ülke olarak kalmamış, bağımsız bir devlet olan Gürcistan tarafından 13 Mart 1992′de tanınmıştır; daha sonraki süreçte Afganistan’da Çeçen Cumhuriyeti İçkerya’yı tanıyan ülkelerden birisi olmuştur. Öte yandan İçkerya asla Rusya Federasyonu’nun bir parçası haline de gelmemiştir. Zira “federasyonların” kurulabilmesi için “federe devletlerin” birlikteliğe ilişkin bir sözleşmeyi imzalaması gerekmekte ve daha sonra oluşturulan “anayasanın” da halk tarafından oylanarak kabul edilmesi gerekmektedir. Oysa, Çeçen Cumhuriyeti İçkerya, on dokuz devletin katıldığı 31 Mart 1992 tarihli Rusya Federasyonu Birlik Anlaşması’na imza atmamış ve 13 Aralık 1993 tarihinde gerçekleştirilen “Anayasa ve Parlamento” oylamasına da katılmamıştır. Açıkça görüleceği üzere, Çeçen Cumhuriyeti İçkerya, uluslararası hukuka uygun olarak Çeçen halkının self-determinasyon hakkını kullanması doğrultusunda bağımsızlığını ve egemenliğini ilan etmiş meşru bir devlettir.

Rusya’nın Çeçenya’yı İşgali (I.Rus-Çeçen Savaşı)

Çeçen Cumhuriyeti İçkerya’nın bağımsızlığını ilan etmesi üzerine, Rusya Federasyonu içerisindeki yapılar bu küçük devlete bir ders verilmesi gerektiğinden bahisle Rusya’nın ilk Devlet Başkanı Boris Yeltsin’i ikna turlarına başladı. Danışmanlarının ve askeri cenahın başını çektiği bu grup Çeçenya’nın 48 saat içerisinde dize getirilebileceğini, burada alınabilecek bir zaferin Rusya’nın gücünü yitirmediğini göstereceğini ve olası diğer bağımsızlık taleplerine de set çekeceğini dile getiriyordu. Oysa askeri uzmanların peşinde olduğu husus Rus ordusundaki milyarlarca dolarlık yolsuzluğu kapatabilmek için bir savaşın çıkmasına duydukları ihtiyaçtı. Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Devlet Başkanı Dzhoxar Dudaev’in ve heyetinin tüm iyi niyetli çabalarına karşın savaş tellalları istediklerini elde etti ve 11 Aralık 1994′te Rus tankları İçkerya topraklarını işgal etti. Kanlı ve barbar Rus işgali, Rus generallerin iddia ettiği gibi 48 saat içerisinde tamamlanmadı. Fiilen 754 gün devam eden Rus işgali, Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Silahlı Kuvvetleri’nin zaferiyle sonlandı ve Rus tarafı barış masasına oturmak zorunda kaldı. Barış anlaşması sadece savaşa son vermedi, ayrıca denk iki devlet olarak imzalanan barış anlaşması ile Rusya, Çeçen Cumhuriyeti İçkerya’nın bağımsızlığını de facto olarak tanımış oldu. Öte yandan Rus işgali Çeçenya’nın tüm alt ve üst yapısını yok etti; işgal güçlerinin sınır tanımayan saldırılarında 120 bin masum sivil hayatını kaybetti, on binlerce sivil yaralandı ve sakat kaldı, işgal süresince insanlar yerlerinden yurtlarından oldu.

Geçici Barış Dönemi

Tüm dünyayı hayrete düşürecek biçimde Rusya’yı mağlup ederek topraklarından çıkaran Çeçenler, Aslan Maskhadov ve Alexander Lebedev’in imza koyduğu tarihi belge ile savaşa son verip yaralarını sarmaya başladı. Lakin, bu süreç yıkıcı bir savaştan çıkan Çeçen halkı için son derece zor geçti. Yenilgiyi hazmedemeyen Rusya’nın Çeçenya’yı geri alma planları ustalıkla uygulamaya konuldu. Rusya, Çeçenya içerisinde kaos ortamı yaratmaya yönelik her türlü girişimde bulundu. Rusların yanı sıra Çeçenya’nın zengin petrol ve maden yataklarına göz koymuş kimi küresel aktörlerin de bölgeye el atmasıyla Çeçenya hiç istemediği bir yöne doğru savrulmaya başladı. Ülkeyi küllerinden diriltmeye çalışan Çeçen yönetimi, Rusya’nın Azerbaycan’dan gelip Çeçenya üzerinden geçen petrol boru hattının kirasını vermemesiyle ekonomik açıdan iyice dar boğaza sürüklendi. Ülkedeki yoksulluğu ve yokluğu iyi kullanan Rus gizli servisleri savaş gazilerinden kimi grupları bölgede insanları kaçırması ve akabinde fidye alması yönünde ikna etti. Özellikle şimdilerde İngiltere’de siyasi sığınmacı olarak bulunan Rus oligark Boris Berezovsky’nin organize ettiği adam kaçırma olaylarında, kaçırılan yabancılar için Berezovsky fidyeyi bizzat ödüyor ya da arada aracı rolü oynayarak kendi payını alıyordu. Bu oyunda maşa olduğunu fark edemeyen Çeçenlerden oluşan bu küçük grup Çeçenya’nın Batı’daki imajını zedeliyordu. Aynı süreçte Rus devlet yönetimi elini güçlendirmek için kendi halkını dahi gözünü kırpmadan ölüme yolluyordu. Moskova’da ve çevre kentlerdeki apartmanlarda patlatılan bombalarda, düşürülen uçaklarda hiçbir delil olmaksızın Rus yönetimi Çeçenleri sorumlu ilan ediyordu. Oysa gerçek İngiltere’de zehirlenilerek öldürülen eski KGB ajanı Alexander Litvinenko tarafından daha sonra ortaya çıkarılacak ve Rus gizli servisinin bu olaylardaki rolü gözler önüne serilecekti. Rus ajanı olduğu konusunda şüphe götürmez deliller olan Arap Khattab, sözde dini eğitim vermek amacıyla geldiği Çeçenya’da kurduğu medresede yokluk içerisindeki Çeçen gençleri ödediği büyük paralarla medresesine çekiyor ve burada “cihat”tan dem vurarak genç beyinleri zehirliyor, bu gençler Çeçen adetlerine dahi karşı çıkar hale gelmeye başlıyordu. Khattab, savaş sırasında yıldızı parlayan Şamil Basayev’i de kendi yanına çekmeyi başarıyor ve onu FSB ile birlikte tezgahlanan Dağıstan olaylarının tam ortasına atıyordu. Dağıstan’da toplanan bir kurultay tarafından “Çeçenya-Dağıstan İmamı” ilan edilen Şamil Basayev, Dağıstan’dan gelen yardım talepleri karşısında “etiketinin sorumluluğunun altına giriyor” ve beraberindeki adamlarla Dağıstan’a giriyordu. İşte Rusya’nın Çeçenya üzerine düzenleyeceği ikinci saldırı için gereken son adım da FSB’nin planına uygun biçimde atılmış oluyordu. Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Devlet Başkanı Aslan Maskhadov’un saldırıların Çeçen hükümeti ile hiçbir bağının olmadığını ve sorumluların yakalanarak yargılanacağını temin etmesi hiçbir şeyi değiştirmiyor, Çeçen Cumhuriyeti İçkerya toprakları ikinci kez Rusya tarafından işgal ediliyordu.

İkinci Rus İşgali (II.Rus-Çeçen Savaşı)

Rusya Federasyonu yukarıda bahsi geçen nedenlerin ardına sığınıp 1 Ekim 1999 tarihinde yeniden Çeçen topraklarına girdi. Oysa savaşın gizli nedenleri açıktı; Çeçenlere bir ders vermek, Çeçen petrolü üzerindeki kontrolü yeniden ele geçirmek ve Kızıl ordunun yitirdiği prestijini geri kazandırmak. İlkine nazaran daha kanlı ve daha sınır tanımaz olan Rus işgali çocuk-yaşlı, kadın-erkek, hasta-sağlam ayırt etmeden Çeçen sivilleri yok etme planı üzerine kurgulanmıştı. Dünyanın bir numaralı savaş suçlusu olarak adlandırabileceğimiz Vladimir Putin’in emrindeki Rus askerleri için hiçbir kural yoktu. Öyle ki kimi köyler topluca katledildi, yerleşim alanları günlerce aralıksız bombardımana tutuldu, düzenlenen temizlik operasyonlarında masum siviller ortadan kayboldu.

Bu yazının yazıldığı an itibariyle “3973 gün 12 saat 29 dakikadır” devam ediyor Rus işgali. İşgalin faturası ağır, Rus işgal güçleri 30 bini çocuk olmak üzere 150 bin masum sivili katletti, on binlercesini yaraladı veya sakat bıraktı, binlerce kadına tecavüz etti, binlerce sivil ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kayboldu, beş bin Çeçen kadın kötülükleriyle nam salmış Rus hapishanelerine kapatıldı, on binlerce masum işkence gördü, tüm Çeçen halkı aşağılandı ve küçük düşürüldü.

Terörist Eylemler

Rusya’nın Çeçenya’daki işgali ve insan hakları ihlalleri kadar, kimi Çeçen gruplara mal edilen terörist eylemler de dünyanın gündeminden düşmedi. Çeçenler özellikle Moskova’daki tiyatro baskınından ve Beslan’daki bir okulda yaşanan rehine krizinden ötürü ağır eleştirilere maruz kaldı.

Moskova’daki tiyatro baskınında yer alan Çeçen kadınlar “kara dullar” tanımlamasıyla gündeme taşındı. Oysa kocaları, çocukları ya da akrabaları Rus askeri güçlerin insanlık dışı muamelelerine maruz kalan bir grup Çeçen kadın, FSB tarafından uygulanan psikolojik bir oyunla kandırılmıştı. Mağdur Çeçen kadınlar da diğer hemcinsleri bu acıyı yaşamasın ve Çeçenya’da akıtılan kan son bulsun fikrine inanarak duygusal bir tavır ile silahlandılar ve götürüldükleri tiyatroda “Rus askerleri Çeçenya’dan çekilsin” talebini dile getirdiler. Rusya ise insan hayatına saygı duymadığı için içeriye saldığı kimyasal bir gaz ile saldırganları ve rehinleri öldürdü. Putin’in öldürttüğü araştırmacı Rus gazeteci Anna Politkovskaya, Putin’in Rusyası isimli kitabında bu eylem sırasında ve sonrasında yaşanılanlara dikkat çekerek, eylemin bir FSB planı olduğunu gözler önüne seriyor.

Çeçen savaşçılar özellikle Beslan olayıyla dünya kamuoyundan büyük bir tepki çekti. Oysa Çeçen Devlet Başkanı Aslan Maskhadov, kendi can güvenliğini hiçe sayıp herhangi bir şart ileri sürmeden, kendileriyle bir bağlantısı olmayan bu eylemin yapıldığı okula gitmeyi ve eylemcilerle görüşmeyi talep etmişti. Ancak Rusya, Çeçenleri terörist olarak lanse etme planlarının ters tepeceğini ve Aslan Maskhadov’un bir kahraman olacağını fark edince hemen operasyona başladı ve içerideki çocukları katletti. İnguşetya Devlet Başkanı Ruslan Aushev, okula girip bazı rehinelerle dışarı çıktığında eylemcilerin “Çeçen” olmadığına dikkat çekmişti. Nitekim bağımsız bir komisyon tarafından hazırlanılan rapor okula ilk ateşin Rus güçler tarafından açıldığını ortaya koyuyor. Kısa bir süre önce David Setter’in Forbes dergisinde yayınlanan “Beslan’ı Hatırlamak: İnsanlığa Karşı Bir Suç” başlıklı makalesi de Beslan’da tam olarak neler yaşandığını net bir biçimde aktarıyor. Bu makalede eylemcilerden bazılarının FSB ajanı olduğu ve kimisinin ise Rusya’daki suçlular olduğuna dikkat çekiliyor.

Birkaç ay önce Moskova’da gerçekleştirilen metro bombalamalarında da yine Çeçenler suçlandı ve hatta eskinin Çeçen Devlet Başkanı şimdinin “Kafkasya Emirliği” hareketi lideri Dokka Umarov şaibeli bir video kaydı ile saldırıları üstlendi. Saldırganlar Çeçen olarak lanse edilmesine rağmen, Dağıstanlı çıktı. Hatta Beslan saldırılarında kızını kaybeden bir baba, saldırgan kadınlardan birisinin kendi kızı olduğunu iddia ettiyse de açıklamasının üzerinden çok fazla zaman geçmeden geri adım attı.

Türkiye’de de Çeçenler “Avrasya Feribotu”nun kaçırılması ve “The Marmara Oteli”ndeki baskın ile suçlandı. Ancak her iki saldırıyı da incelediğimizde saldırıların planlanması ve uygulanması aşamalarında Çeçenlerin hiçbir bağlantıları olmadığı, eylemlerin bir grup Abhaz diasporası mensubu tarafından gerçekleştirildiği ortaya çıktı. Bu grubun esas gayesinin Çeçenya hassasiyeti mi yoksa başka güçlerin çıkar çatışması mı olduğu halen tartışıla gelen konulardan birisidir.

Esas olarak üzerinde vurgulanması gereken nokta, meşru Çeçen Cumhuriyeti İçkerya hükümetinin ve silahlı kuvvetlerinin bu tür terörist saldırılarla doğrudan ya da dolaylı bir şekilde herhangi bir bağlantısının olmamasıdır. Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Silahlı Kuvvetleri, ilk Devlet Başkanı Dudaev döneminden bu yana sivillere yönelik şiddet uygulamayı reddetmiş ve herhangi bir terörist eyleme katılmamıştır.

Rusya’nın Çeçenya’daki Meşruiyet Oyunları

Rusya Federasyonu, Çeçen Cumhuriyeti İçkerya’nın meşruluğunu ortadan kaldırmak üzere Çeçen halkının bağımsızlığını ilan ettiği günden bu yana çeşitli girişimlerde bulunmayı sürdürüyor. Seçimlerle işbaşına gelen Dzhoxar Dudaev’e karşı Rusya tarafından Doku Zavgayev’in atanması ile başlayan süreçte, alternatif kukla yönetimin koltuğuna oturtturulan isimler değişiyor, ancak bugün küçük Kadirov’un yer aldığı bu görev hala Rusya’nın bölgedeki planının en önemli yapı taşı.

Rusya, 1999 yılında Çeçenya’yı yeniden işgal etmesinin ardından, askeri güçleri Çeçenya’da hakimiyeti ele geçirince Temmuz 2000′de Akhmad Kadirov’u kurduğu kukla hükümetin başına atadı. Ardından işgal altındaki Çeçenya’da silahlar gölgesinde tertiplenen düzmece bir seçimde Akhmad Kadirov’un “Rusya Federasyonu’na bağlı özerk Çeçen Cumhuriyeti”nin Cumhurbaşkanı olarak seçildiği ilan edildi. Baba Kadirov’un Çeçen petrolü üzerinde Çeçen halkının daha fazla hakimiyeti olması gerektiği yönündeki konuşmaları Kremlin’indeki efendilerini endişeye sevk etti ve 2004 yılında FSB tarafından düzenlenen bir suikast ile bombalanarak öldürüldü. Patlamadan sonra bugün Rus yanlısı yönetimin başındaki isim haline gelen oğul Kadirov’un “babamı Ruslar öldürdü” şeklinde bağrışları tarihe not edilmelidir. Hemen ardından düzenlenen ikinci düzmece seçimlerde Alu Alkhanov yeni Cumhurbaşkanı ilan edildi. Alkhanov’un Rus politikalarını uygulamadaki yetersizliği Rusya’yı yeni arayışlara sürükledi. Putin, kendisi gibi bir zalimin kokusunu aldı ve babasının intikamını almak üzere dolduruşa getirilen Ramzan Kadirov 30 yaşına bastığında, babasından kendisine miras kalan baş kuklalık görevine talip oldu. Alu Alkhanov şaşırtıcı bir şekilde can güvenliğinden endişe ettiğini açıklayarak 2007 yılında Moskova’ya kaçtı. Putin de Ramzan Kadirov’u Çeçenya’da kurduğu kendisine sadık kukla yönetimin başına atadı. Nitekim Ramzan Kadirov kendisine Kremlin tarafından biçilen rolü layıkıyla yerine getirmek üzere akla hayale gelmeyecek zalimce uygulamalarıyla ve her fırsatta Putin’e olan bağlılığını ilan etmekle günlerini geçiriyor. Elbette Kadirov’un da zamanı doldu ve artık bugünlerde herkes yerine atanacak yeni kukla ismi merak ediyor.

Rusya Federasyonu’nun işgali altında bulunan Çeçen Cumhuriyeti İçkerya’da alternatif bir yönetim oluşturmak dahil olmak üzere silahlar gölgesinde yapılan düzmece seçimlerin ya da kukla yapılar nezaretinde alınan kararların hiçbir hukuksal zemini ve geçerliliği bulunmamaktadır. Meşru Çeçen Cumhuriyeti İçkerya hükümeti, AGİT ile uluslararası gözlemcilerin yer aldığı ve Aslan Maskhadov’un Devlet Başkanı seçildiği 1997 yılındaki seçimlerde Çeçen halkının görev verdiği İçkerya Parlamentosu’ndan meydana gelmektedir. Yeni bir seçim ancak Çeçenya’daki Rus işgali sona erip, son Rus askeri de ülkeyi terk ettiğinde uluslararası gözlemciler nezdinde yapılabilecektir ve bu ana kadar da seçilmiş son parlamento üyelerinin meşruiyeti devam edecektir.

Kafkasya Emirliği Tartışmaları

Çeçen Cumhuriyeti İçkerya’nın IV.Devlet Başkanı Abdul Khalim Sadulayev’in şehit edilmesinden sonra anayasa gereği bu makama geçen Dokka Umarov’un 26 Kasım 2007 tarihinde “Kafkasya Emirliği”ni ilan ettiğini açıklamasıyla, Umarov, İçkerya “Devlet Başkanlığı” görevinden hukuken el çekmiş oldu. Ancak devlet başkanı olması, onun Çeçen halkının talebi ve rızası ile kurulan Çeçen Cumhuriyeti İçkerya devletini feshedebileceği anlamına gelmediğinden İçkerya’nın hukuksal statüsünde herhangi bir değişiklik olmadı. Umarov, kendisine biat eden Kafkasya’nın değişik bölgelerinden gruplar ile kurulduğunu ilan ettiği hukuksal dayanaktan yoksun “sanal” oluşumla faaliyetlerine devam etti. Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Silahlı Kuvvetleri’ne mensup kimi savaşçıların da Umarov ile birlikte hareket ettiği biliniyor, ancak özellikle son günlerde kamuoyuna yansıyan video görüntülerinde Umarov ile birlikte kalan Çeçen savaşçıların da yeniden özlerine döndüğünü ve Çeçen cephesinin İçkerya’nın bağımsızlığı yolunda savaşmaya devam edeceği ortaya çıktı.

Çeçen Cumhuriyeti İçkerya’nın Meşru Lideri

Kimi medya kuruluşlarında, Emirliği’nin ilanından sonra Çeçen Cumhuriyeti İçkerya’nın meşru lideri olarak Akhmad Zakayev gösterilmeye başlandıysa da esasında Zakayev’in ne Çeçen halkını ne de devletini temsil etme yetki ve kabiliyeti bulunmamaktadır. Zira Akhmad Zakayev 1997 yılında yapılan son meşru seçimlerde Çeçen halkı tarafından seçilmiş parlamento üyeleri arasında yer almamaktadır. Yurtdışında olması münasebetiyle “Dışişleri Bakanı” olarak görevlendirilmiş, ancak Umarov’un “Kafkasya Emirliği”ni ilan etmesinden hemen sonra “Dışişleri Bakanlığı” görevinden istifa ettiğini açıklamıştır. Bu beyanı ile Zakayev’in Çeçen Cumhuriyeti İçkerya ile herhangi bir hukuksal bağı kalmamıştır. Ancak emirliğin ilanı ile doğan yönetim zafiyetinden yararlanmak isteyen Akhmad Zakayev, çevresine topladığı iki üç milletvekili ile bir darbe girişiminde bulunmuş ve kendisini “Başbakan” olarak ilan etmiştir. Akhmad Zakayev ve ekibinin planları, Çeçenya’daki kukla rejimin temsilcileriyle yapılan görüşmeler esnasında Zakayev ile darbe girişiminde onu destekleyen arkadaşları arasındaki ortaya çıkan menfaat çatışması üzerine bozulmuş ve bu milletvekilleri Zakayev’i ihanetle suçlayarak kendi kurdukları hukuksal dayanaktan yoksun hükümetin başkanlığı görevinden aldıklarını açıklamıştır Popülariteyi seven Zakayev ise kimsenin kendisini görevinden alamayacağı iddiasını yinelemiş, sponsorları  olan, II.Rus-Çeçen Savaşı’nın mimarlarından Rus oligark Boris Berezovsky ile İskandinav ülkelerinin içki dağıtıcısı İvar Amundsen’in güdümündeki çeşitli medya organlarında da “Başbakan” olduğu şeklinde haberlere yer verilmeye devam edilmiştir.

Dokka Umarov, “Kafkasya Emirliği”ni ilan ettiğinde kendisi görevinden “el çekmişse” de, daha önce atadığı kabine üyeleri ile temsilcileri yeni bir yönetim tesis edilene kadar hukuken görevlerini sürdürmeye devam edecektir. Bu bağlamda, Umarov’un kabinesinden Emirlik fikrini savunan isimlerde görevini kaybetmiş olmaktadır.

Çeçen Cumhuriyeti İçkerya devleti halen aralarında I.Devlet Başkanı Dzhoxar Dudaev’in eşi Alla Dudaeva ile Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Akhyad İdigov’un da yer aldığı geçici bir komite tarafından temsil edilmektedir. “Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Hükümeti Geçici İcra Komitesi” adı altında görevini sürdüren yapılanmanın yarısı sürgünde, diğer yarısı ise işgal altındaki Çeçenya’da bulunmaktadır. Komitenin sürekli bir başkanı olmayıp, her bir üye sırasıyla komitenin toplantılarına başkanlık etmekte ve bir sonraki toplantıya kadar dönem başkanı olmaktadır. Özellikle çeşitli nedenlerden ötürü Türkiye diasporası bu geçici hükümet komitesinden habersizse de dünyanın dört bir yanında oluşan yeni Çeçen diasporasının binlerce mensubu Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Hükümeti Geçici İcra Komitesi’ne bağlılıklarını bildirmekle kalmıyor ayrıca bu harekete verdikleri desteği de sürdürüyor.

Çeçen halkını ve Çeçen devletini temsil etmeye haiz tek yetkili yapı, Çeçenya bağımsızlığını tekrar elde edene ve özgür seçimler yapılana kadar “Çeçen Cumhuriyeti İçkerya Hükümeti Geçici İcra Komitesi”dir.

Savaş bitti mi?

İşgalci Rusya, 16 Eylül 2009 tarihinde Çeçenya’daki “terörle mücadele operasyonlarına” son verdiğini duyurduysa da bu açıklamanın kabul edilebilir herhangi bir yanı yoktur. Öncelikle gözlerden kaçırılmaması gereken nokta, Rusya’nın işgalci bir devlet olduğu ve Çeçenya’nın işgal altında bulunduğu gerçeğidir. Bu nedenle Rusya, Çeçenya topraklarında iddia ettiği gibi bir terörle mücadele operasyonu yürütemez ki bunu sonlandırsın.

Pek çok yabancı kaynak II.Rus-Çeçen Savaşı’nın Putin’in açıklamaları doğrultusunda 2000 yılında bittiğini iddia ediyorsa da, Rusya’nın bahse konu bu açıklamasını dünya medyası savaşın bittiği şeklinde yorumladı. Peki Çeçenya’daki işgal ve savaş gerçekten sona erdi mi?

Bugün halen Çeçenya topraklarında sayıları yüz binlerle ifade edilen Rus silahlı gücü varlığını korumaktadır. Yani İçkerya’daki Rus işgali halen devam etmektedir. Öte yandan her ne kadar Rus güçler eskisi gibi operasyonlar düzenlemiyorsa da, Putin’in dahiyane fikriyle “Çeçenleştirilen” çatışma ortamında, Rus güçlerin işlediği insan hakları ihlalleri şimdi Çeçenya’da kurulan kukla rejimin silahlı çetelerinin icraatları arasındadır.

Bölgede her gün masum siviller Rusya destekli Kadirov’a bağlı silahlı çeteler tarafından kaçırılmaktadır. Bu silahlı çeteler, sivilleri ya yıllar önce Rusya’ya karşı silahlı direnişte bulunmakla itham etmekte ya da Çeçen savaşçılara yardım etmekle suçlamaktadır. En acısı ise, kukla rejimin ele geçirilen her bir Çeçen savaşçı için hediye vermesi veya para ödemesidir ki, bunlara sahip olmak isteyen Kadirov’un silahlı çeteleri dağlarda savaşmayı göze alamadığından sivilleri kaçırmakta, günlerce ya da aylarca onlara gizli cezaevlerinde işkence yaptıktan sonra saçı sakalı uzamış insanları öldürmekte ve onları savaşçı ilan etmektedir.

Bugünün Çeçenyası’nda Çeçen savaşçıların akrabaları sürekli baskı ve tacize maruz kalmakta, evleri yakılıp yıkılmakta, uzak akrabaları dahi işkence görmektedir.

Çeçenya’nın dört bir yanında yer alan gizli cezaevlerinde akıl almaz işkenceler yapılmakta, masum siviller yedikleri dayak ve gördükleri işkenceler neticesinde gerçek dışı suçlamaları kabul etmeye zorlanmaktadır.

Çeçenya’da yaygın biçimde yargısız infaz olayları olduğu görülmektedir.

Kremlin’in Çeçenya’daki eli ayağı olan Kadirov, ilk günlerindeki zevk sefa düşkünü etiketini ortadan kaldırmak üzere büründüğü dindar kimlik ile insanların din özgürlüğüne müdahalede bulunmaktadır. Çeçen kızların başörtüsüz sokakta dolaşmaları ya da giydikleri kıyafetleri usturuplu olup olmadığı Kadirov’un vatansever eşkıyalarınca kontrol edilmekte, tarife uymayanlar baskı ve tehditlere maruz kalmaktadır.

Bölgedeki insan hakları ihlallerini dünyaya duyurabilecek tek mekanizmanın mensupları yani bağımsız gazeteciler ile insan hakları savunucuları, gerçekleri dile getirdikleri için tehdit edilmekte, kaçırılmakta, işkence görmekte ya da öldürülmektedir.

Çeçenya’da oluşturulan korku ve baskı atmosferi nedeniyle halk sindirilmiş, en küçük işleri için bile rüşvet ödemek zorunda bırakılmış bir haldedir. Lakin bu düzene karşı seslerini yükseltmek kendi sonları olacağından durumu kabullenmektedirler.

Eğer yukarıda kısaca değindiğimiz hususlar bir savaşı tarif etmiyorsa, evet Çeçenya’da savaş bitti. Ancak gerçek şu ki, bugün Çeçenya’da dünyanın görmek istemediği kanlı ve acımasız gizli bir savaş devam etmektedir.

Basında Çeçenler

Savaşın ilk günlerinde dünya basınında, Rusya’ya başkaldıran cesur vatanseverler olarak tasvir edilen Çeçenler, zamanla Rusya’nın medya üzerindeki kontrolüyle uluslararası teröristler olarak anılmaya başlandı. Nitekim son dönemlerde Çeçenlerin Irak’ta, Afganistan’da, Pakistan’da ya da başka dünyanın başka bölgelerindeki terörist grupların içerisinde yer aldığı ve çıkan çatışmalarda öldürüldüğü şeklindeki hayal ürünü haberler de bunun bir göstergesidir. Bugüne kadar yayınlanan onca habere rağmen, tek bir Çeçen’in kimliğinin tespit edilememiş olması, şaşırtıcı biçimde medya kuruluşlarını bu tarz haberleri iddia etmekten geri bırakmıyor.

Tıpkı son dönemlerde Türkiye’de de türeyen ve kendisine gazeteci diyen, kan değil parayla beslenen vampirler grubu ısrarla Çeçenya’da hayatın normale döndüğünü iddia ederek Rusya’nın işgali altındaki topraklarda kurduğu kukla yönetimin meşruluğunu kabullendirmeye çalışıyor. Bu tip gazetecilerin her dönem var olduğu bilinmektedir; gazeteciler, meslektaşları arasında Hitler’in ya da Stalin’in icraatlarını övenleri de; Amerika’nın Irak’ı işgal etmesini haklı çıkarmak üzere hayal ürünü makaleler yazanları da görmüştür. Bu açıdan Çeçenya konusunda da insanların zihinlerini bulandırmayı hedefleyen yazıların ve görsel materyallerin varlığı kimseyi şaşırtmamalıdır.

Öte yandan Çeçen halkının çektiği acılara, Rusya’nın bölgedeki hak ihlallerine şahit olan onlarca onurlu gazetecinin Rusya’nın kara listesine girerek yaşamını kaybetmesi, geride kalanların ise kimi meslektaşlarının haysiyetsizliğine nispet yaparcasına gerçekleri yazmaya devam etmesi değinilmesi gereken bir noktadır.

Batı’nın Çeçenya Konusundaki Yaklaşımı

Batı bölgedeki ekonomik ve siyasi çıkarları gereği, Çeçenleri her zaman kullanabilecekleri bir koz olarak gördü ve Rusya’nın işlediği insan hakları ihlallerine göz yumdu. Batılı devletler Çeçen Cumhuriyeti İçkerya’nın bağımsızlığını tanımayarak takındıkları iki yüzlü tavrı, Rusya’nın işgaline ve insan hakları ihlallerine verdikleri yapmacık tepkilerle sürdürdüler. Çeçen yetkililerle yaptıkları görüşmelerde Çeçenya’nın bağımsızlığını desteklediklerini, Rusya’nın Çeçenya’da soykırım başta olmak üzere pek çok savaş suçu işlediğini dile getiren Batılı yöneticiler, güzel sözleriyle Çeçenlere umut verirken diğer yandan da Rusya ile gaz, petrol ve ticari anlaşmaları imzalamaktan geri durmadı. Haziran ayında Strasbourg’da toplanan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin yayınladığı ve ilk kez Rusya tarafından kabul edilen sonuç bildirgesi de bunun tipik bir örneği, kararda özetle Çeçenleri öldürürken insan haklarına riayet edin deniliyor, insanları öldürmek insan hakkı ihlali değilmiş gibi.

Türkiye Özelinde Çeçenya

Türkiye savaşın çıktığı ilk dönemlerde bir devlet politikası olarak Çeçenleri güçlü biçimde desteklerken, zamanla Rusya ile artan ekonomik ilişkilerin neticesinde Çeçenlere tamamen sırtını döndü. Öyle ki devlet politikası gereği kimsenin tanımadığı Çeçenler bir anda “kahraman” ilan edilmişken, Çeçenler daha ne olduğunu fark edemeden Türkiye’de “aşırı dinci teröristler” olmuşlardı bile. Son dönemlerde ise Çeçenya’daki kukla yönetimin Türkiye’de faaliyet göstermesine izin verilmesi, T.C.nin en büyük handikabı oldu. Elbette Türk yöneticiler hatalarını bir süre sonra anlayacaktır ama şimdilik Rusya’yı memnun etme niyetinde hedeflerine ulaştıkları için kendilerini başarılı görüyor olmalılar. Devletin tavrı sadece Çeçenya’ya yönelik olmadı, Türk hükümeti bir koz olarak elinde tutma ihtiyacı hissettiği Çeçen sığınmacıları da uluslararası hukuktan doğan sorumluluklarını yerine getirmeden bir köşede unuttu. Bugün sayıları 1500 civarında olan Çeçen sığınmacılar sağlık güvenceleri ya da çalışma izinleri olmadan yaşam mücadelesi veriyor. Her ne kadar geçici süreli ikamet izinleri verilse de Türkiye’yi terk ederek Avrupa ülkelerine gitmek isteyen Çeçenlere çıkarılan “yasadışı ikamet” cezası, onları Türkiye’deki sefalete hapsediyor.

Çeçenya sorunu, Türkiye’nin devlet politikası gereği hemen milliyetçi ve dinci kesimler tarafından sahiplenildi. Alışılageldiği üzere bu grupların etkinliği içi boş söylemlerden ötesine geçemedi. Asıl ilginci ise Türkiye’deki sol cenahın Çeçen konusunu milliyetçiler ve dincilere terk etmesiydi. Öyle ya onların sahiplendiği bir konuya nasıl ilgi gösterebilirlerdi? Sol gruplar ne Çeçenleri ne de Çeçenya’da yaşanılanları anlamaya çalışmadılar. İçlerinden çıkan birkaç kendini bilmez ise Çeçenya’ya kendi ideolojilerini ihraç etmeye ve onlara neyin doğru neyin yanlış olduğunu kendi çaplarında anlatmaya çalıştı ve Çeçenleri terörist olarak nitelendirdi. Dünya geneline bakıldığında, Çeçen sorunu genel olarak sol görüşlere sahip kişi ve oluşumlar tarafından destekleniyorken, Türkiye’de bunun tam tersinin olduğunu görmek Türkiye’nin çarpıklığına bir işaret olsa gerek.

Türkiye’de sayıları 3 ile 5 milyon arasında değiştiği ifade edilen Kafkas diasporası da Çeçen meselesinde sınıfta kaldı. Rusya ile iyi ticari ilişkiler peşinde olan zenginler zümresi, Çeçenleri Kafkasya’daki istikrarı ve iş yatırımlarını bozmakla itham etti. Bir grup, Çeçen halkının verdiği mücadeleyi kendi mücadelesi gibi algıladı, elinden gelen desteği sundu. Hatta içlerinde öyle isimler vardı ki yaptıklarıyla pek çok Çeçen’i utandırdı. Ama Rusya’nın Abhazya ve Güney Osetya’yı kendi topraklarına katıp “bağımsızlık ihdas” ettiğini açıklamasıyla Türkiye’deki Kafkas diasporasında akan suyun rengi değişti. Bir anda “siyasi çıkarlarımız” ve “geleceğimiz” söylemleri altında Çeçen halkının mücadelesi hor görülmeye başlandı. Hatta daha da ileri gidenler oldu. Çeçenya’daki Rus kuklalarıyla işbirliği yapanlar veya kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez mantığıyla “Çeçenya”yı Rusya’nın bir parçası ilan edip Rusların atadığı isimleri de Çeçen halkının temsilcileri gibi zikretme gafletine düşenler oldu.

Türkiye’de sayısı diğer Kafkasyalılara nazaran az olan Çeçen diasporası da bugünlerde karışık aslında. Paranın kokusunu alan simsarlar kendilerini Putin’in kiralık katili Kadirov’a yamamak için çırpınıyorlar. Daha önce İçkerya için methiyeler düzen, hayatını kaybeden siviller için göz yaşı döken, Çeçen savaşçıların mücadelelerini anlatıp “para toplayan” aç gözlü tilkiler şimdi de Çeçenya’nın yeniden imar edildiğini ve hayatın normale döndüğünü anlatmakla meşguller. Bir de Çeçenya’yı bağımsızlığın ilanıyla birlikte para kazanılacak yeni bir saha olarak gören, orada yatırım yapan ve yaptıkları yatırımların Rusya’nın işgaliyle havaya uçtuğunu görüp Dudaev’e düşman olan “tuzu kuru mutlu bir azınlık” var ki, onlar da yeni gelişmelerle yine Çeçenya’dan gelecek paranın hesabıyla meşguller. Bu iki satılık küçük grubun aksine, Çeçen diasporasının neredeyse tamamı hala bağımsız “Çeçen Cumhuriyeti İçkerya” ideasını savunuyor ve bu uğurda desteğini sürdürüyor. Türkiye’ye adım attıkları 1800′lü yılların sonlarından bu yana “bağımsızlık” ve “özgürlük” fikrinden vazgeçmeyen vatanperverlerin para ya da makam uğruna sahip oldukları değerlerden vazgeçebileceğini düşünmek ise ancak hayalperestlerin işi.

Sonuç

Çeçenler bugün herkesin kendi çıkarları doğrultusunda kullandığı bir koz. Bunu tüm kesimler inkar etse de Çeçenler devletlerin politik ilişkilerinde öne sürülüyor, zengin olmanın kestirme yolu Çeçenler için yardım toplamaktan ya da Çeçenya’da kurulan kukla yönetim adına çalışmaktan geçiyor; kimi faaliyetleri haklı çıkarmak için terörist olarak dünyaya lanse ediliyor Çeçenler!

Oysa yaşama mücadelesi veriyor mülteciler dünyanın dört bir yanında, her an Rusya’ya iade edilme korkusu altında. Oysa özgürlük için savaşıyor Çeçenler, uydurulan kimi kisvelerin aksine. Çeçenler artık sadece özgürlükleri ve Çeçenya için değil aynı zamanda hümanizm ideasını da kurtarmak için savaşıyorlar, dünyanın yapılan soykırımı ısrarla görmezden gelmesi nedeniyle, tüm görmezden gelmelere yanıt verebilmek adına!

Tüm dünyada Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak işgali protesto edilip barış sesleri yükselirken, Rusya’nın son 11 yılı kesintisiz olmak üzere 16 yıldır süregelen Çeçenya işgali konusunda ise böyle gür sesler çıkmadığını gördük. Bush’u ıslıklayanlar ve değişim için Obama’ya sarılanlar, dünyanın en acımasız katliamını yürüten Putin’i unutmayı tercih ettiler. Bu, şu gerçeği bir kez daha ortaya koydu, aslında Irak için yapılan mitingler orada yaşanılan vahşeti durdurmak için değil, tamamen Amerika karşıtlığıyla ilintiliydi. Hal böyle olunca da Putin’in Rusya’sı, eski büyük Rusya’ya olan saygıdan ötürü aydınların olaya duyarsızlığını da beraberinde taşıdı ve taşımaya da devam ediyor!

Herkes Çeçenya’da yaşanılanları biliyor, herkes Rusya’nın uluslararası hukuk kurallarını, demokrasiyi ve ahlaki değerleri yok saydığını biliyor; ve herkes şunu da çok iyi biliyor ki buna karşı koymak herkes için büyük riskler, politik kaygılar taşıyor. Küçücük bir ülke için de bu riskin altına girmek çıkarlarına ters düşüyor. Ama bu duruma kayıtsız kalan tüm dünya da bu suçun ortağı oluyor. Eğer bir gün uluslararası hukuk kuralları gerçekten uygulanabilir ve gerçek suçlular mahkeme huzuruna çıkarılabilirse, olanları görmezden gelenler de kurulacak mahkemede yargılanmalıdır. Uluslararası toplum bu vicdani sorumluluktan kurtulmak için bir an önce Çeçen Cumhuriyeti İçkerya’nın bağımsız bir devlet olduğunu dile getirmeli, Rus işgalini kınayarak Rus askeri güçlerinin Çeçenya topraklarını terk etmesi için gerekli her türlü siyasi ve ekonomik yaptırımı uygulamalıdır!

27.08.2010

Av.Burak Öztaş

*Bu makale Türkiye diasporasında aylık yayınlanan Jıneps gazetesinin Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık 2010 sayılarında bir yazı dizisi olarak yayınlanmıştır.


[ Yazan : KaYToKo | Tarih: 03.01.2011 | Okunma : 460 ]
         Oy : 0-Puan : 0



Son 5 Yorum

Henüz Yorum Yazılmamış.
Siz bir tane yazın..



Yorum ekleyin..(Sadece üyeler)

Kodlar , Duygular (Smile'ler)

Üyelik
Kullanıcı : 
Şifre : 
Güvenlik : 375127             
Güvenlik : 
Hatırla :   Gizli : 

  
Anket
Kafkasonline Sohbet Odaları Tekrar Açılmasını İstermiydiniz ?
Evet (0 %)
Hayır (0 %)
Farketmez (0 %)
Sadece Radyo Olsun (0 %)
(0 %)
0 - Katılım
İyiki Doğdunuz

» serhatkafka , » liguashe , » erdal_kilic , » bjedugselin89 , » tokatly , » selinn , » discovery81 , » wumar , » shamil54 , » zanfira , » nohcorifat , » emrah3429 , 
İstatistikler
Üyeler
Son üyemiz : berzeg_cuneyt
Bugün : 1
Dün : 0
Onay bekleyen : 0
- Engelliler : 0
- Kayıtlı üye : 5115

Aktif Üyeler
 Aktif üye yok..
Sitede aktif
Üye : 0
Misafir : 11
Toplam : 11
Rekor : 191 kişi 20.05.2011
IP No : 38.107.179.220
Site sayacı
Bugün Tekil : 48
Bugün Çoğul : 48
Bugün Toplam : 96
----------------
Dün Tekil : 56
Dün Çoğul : 56
Dün Toplam : 112
----------------
Genel Tekil : 259039
Genel Çoğul : 277175
Genel Toplam : 536214
Köşe Yazıları

ExiLe

Hain mi , Ethem , Çerkes mi ?

Açanba Uğur

VAKİT GEÇ OLMADAN..!!!

Erdoğan ILGAZ

KAFKASYA’NIN GELECEKTEKİ GAZZE’Sİ “GALİ BÖLGESİ”

Ezgi Aycan

AÇMAK YA DA AÇMAMAK

Fatih ATAN (A'tanba)

GÜRCİSTAN'IN GAL BÖLGESİ SALDIRILARI VE ABHAZYA'NIN "ÇOK YÖNLÜ DIŞ POLİTİKALARI" ÜZERİNE GÖRÜŞLER.

Erol Karayel

Federal Rusya ve Kuzey Kafkasya Federal Bölgesi -2-

Ramazan Özışın

Kafkasya'nın Sesi!

Atrışba Murat Bolat

İnsanlığın Kara Deliğine Doğru Başlayan Yolculuklar

Hayri POLAT

RUSYA’DAKİ IRKÇI SALDIRILARIN PERDE ARKASI

Fehim Taştekin

Üç dokunulmaza dokunana dokunurlar

MEHMET DAL

Saakaşvili Valizini Toplarken

KafkasTeam

KADİROV'U ÖVEN TÜRK HEYETİ..

YENER ASUGBA AHAKUYTRA

KATİL NE ZAMAN KAHRAMAN OLUR?

Abdulkadir Polat

KADİROV VE ÇEÇENİSTAN KUKLALARI..
Saat
Takvim
« Nis Mayıs
Pz Sl Çs Cm Ct Pa
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
Tarihte 24 Mayıs günü 0 olay var, Detaylar..
Hatırlayın
Kur'anda ara
Diyanet Meali
Elmalili Y. M.
Yasar Nuri M.


Dil Seçimi
tr en de
( TR )
KafkasTeam
KafkasTeam AspSitem Kafkasya
Bu sayfa: 2,52 saniyede yorumlandı.

Forum   Kafkasya Haberleri Resimler  Radyo  Sohbet  Oyunlar

Kuzeykafkasya.Com  Kafkasya Yazıları Kafkas Ezgileri kafkasya