Site Rengi

KafkasOnline.Com

Vefât yıldönümünde Kafkasyalı Osman Ferit Paşa (19 Temmuz 1912)

KafkasOnline

Sevdiysen Ateşe Girmeyi Göze Alırsın... Kuzeykafkasya Sevdalısı

O gün Medine-iMünevvere halkı Mescid-i Nebevî’de huşu içerisinde ikindi namazını kılmış, gittikçe artan kalabalıklar halinde akşam namazını bekliyorlardı.

Medineliler için çok önemli bir gündü. Çünkü o gün Ravza ve çevresine Osman Ferit Paşa tarafından itina ile döşetilen elektrik tesisatı sayesinde Mescid-i Nebevî aydınlatılacaktı.

Son ampul yuvasına yerleştirilmiş heyecanla havanın hafif kararması beklenmeye başlanmıştı. Başta Osman Ferit Paşa olmak üzere bütün Seyyid’ler, âlimler, eşrâf ve Medine Halkı akşam namazını bekliyorlardı.

Verilen talimat gereği akşam ezânı okunurken şalter kaldırılacak ve aydınlanma sağlanacaktı.

Beklenen an geldi 180 yıldır Ravza’nın müezzinliğini yapan aileden gelen müezzin Muhammed ağır ağır çıktığı minarede gözükmüş, bir gözü köstekli saatinde son dakikaları bekliyordu.

Vakit tamam olunca o yanık ve ruhları okşayan sesiyle akşam namazının vaktini haber veren Ezân-ı Muhammed’iyeyi okumaya başladı “Allah-û Ekber, Allaaah-û Ekber.”

İşte tam o anda kaldırılan şartelden gelen elektrik akımının bütün ampulleri aydınlatması ile ortalığa saçılan ışık insanları heyecanlandırmıştı.

“Allah-û Ekber, Allah-û Ekber” diye bağırıyorlardı. Hicâz Umumî Vâlisi ve Bölge Komutanı Osman Ferit Paşa artık gözyaşlarını gizlemiyor, ellerini açmış bu imkânı kendisine veren Rabbine Hamd’û Senâlar yapıyordu..

Osman Ferit Paşa; Mirza Han, Beko Mirza Bey, Mirzaiko Bereket Bey’den gelen soy bağı ileBereketiko Hasan Bey’in oğlu olarak 1845 yılında Kafkasya’da Soçi yakınlarında Şhaplı Köyünde dünyaya geldi.

Rusların Kafkasya’yı işgal etmesiyle babası şehid olduğu için kardeşleriyle birlikte 1864’teki büyük göçte Osmanlı Devletinin gönderdiği gemilerle Anadolu’ya gelmiş ve İstanbul’a yerleşmişti.

Sultân Abdülaziz’in bizzat izlediği atış müsabakalarında birinci gelince Çerkeslerden oluşturulan Hassa bölüğüne alındı. (Osman Ferit, babasının sancaktarı Canbolat tarafından dünyanın en iyi silahşörü olarak yetiştirilmişti.)

Düzenlenen bir av partisinde Fransız Elçisinin hayatını kurtarıncada terfi ettirilerek Türk Hâkânının yakın korumasına alındı.

Sultan Abdülaziz’in yâveri olarak Avrupa seyahatinde her dâim yanında oldu ve Fransa’da Napolyon Bonapart’a, Belçika’da Kral Leopold’e, İngiltere’de Kraliçe Viktorya’ya ve Almanya’da Kaiser Wilhelm’e Sultân Abdülaziz tarafından bizzat tanıştırıldı. 

Alman İmparatorunun düzenlediği subaylar arasındaki yarışmalara Türk Heyetini temsilen katıldı. Bütün branşlarda tekrar tekrar birinci olunca İmparator göğsündeki madalyayı çıkartıp “bunu taşımak benden çok senin hakkındır” diyerek Osman Ferit’e taktı.

Sultân Abdülaziz’in tahttan indirildiğinde müdâhâle edemediği için kendisini asla affetmedi. 

Öyleki, Mithat Paşa ve adamlarının Sultân Abdülaziz’i tahttan indirip akabinde şehid ettikleri suikastta, Hassa Bölüğü “içtima var” denilerek Serasker (Genel Kurmay Başkanı) Süleyman Paşa’nın emriyle Harbiyeye çâğrılmışlar ve orada kapıları üzerlerine kilitlemek sûretiyle pasifize edildikleri halde bu hissi hep taşıdı. 

Ayrıca, kendileri gibi Çerkes olan Pertevniyal Valide Sultân kendilerine “Aslanımı size emânet etmiştim koruyamadınız” demesi Osman Ferit’in çok ağrına gitmişti.

V. Murad döneminde Hassa bölüğü dağıtılınca Libya’ya sürgüne gitti.

II. Abdülhamid Hân tahta geçince tekrar İstanbul’a çağrıldı. Kısa bir süre sonra çıkan 93 harbinde çok istemesine rağmen Kafkasya Cephesine değil, Balkanlar’a gönderildi.

Meşhur Şıpka Geçidinden Rusları atmak için giriştiği gırtlak gırtlağa savaşta iki mermiyle yaralandı. Merminin birisi kalbine çok yakın bir yerde olduğundan çıkartılamayınca ömrünün sonuna kadar taşımak zorunda kaldı.

İyileşince Medine Muhafızı olarak Hicâz Bölgesine gönderildi. Kendisi gibi Osmanlı Paşası olan Şeyh Şamil’in oğlu Gâzi Muhammed Paşa’nınkızı Nefiset Hanımla evlendi.

Bir taraftanda bölgenin kalkınması için çalışmalar yürütüyordu. Şâm-ı Şerifle Medine-i Münevvere arasına telgraf hattı kurdurunca bir müddet sonramüşirliğe terfi ettirildi. Hicâz Bölgesi Komutanı ve genel valisi olarak Yemen’e kadar herkes tarafından tanınır oldu.

BEŞİKTAŞ KULÜBÜNÜN KURULUŞU

Osman Ferit Paşanın dahaönce Beşiktaş Serencebey’de aldığı konağında çocukları Beşiktaş Spor Kulübü’nü kurarlar.

Bu konak aynı zamanda, Kafkasya’dan hicret eden önemli ailelerin buluştuğu, aydınların fikrî tartışmalar yaptığı, gençlerinde zaman zaman biraraya geldiği önemli bir kültür yuvası durumundaydı.

İşte bu gençler başta Osman Ferit Paşa’nın çocukları Mehmet Şâmil ve Hüseyin Bereket olmak üzere konağın bahçesine jimnastik aletleri yerleştirerek spora başlarlar. Zâten Osman Ferit Paşa’nın Şeyh Şâmil’in torunu Nefiset Hanımdan 11 çocuğu olmuştu.

Bir müddet sonra jimnastik arkadaşlığı kulübe dönüşür. Önce Bereketiko Jimnastik Kulübünü BJK’yi kurarlar. Bir avuç gencin kurduğu bu kulüp, kısa bir süre sonra 1903 yılında kurucularının tamamı Çerkes olan Beşiktaş Jimnastik Kulübü adını alır.

Böylece Türkiye’mizin güzide kulüplerinden birisi doğmuş olur.

(Ayrıca o konakta yine bir Çerkes olan Kuşçubaşı Eşref, büyük çoğunluğu Çerkezlerden oluşan Milli İstihbarat Teşkilâtı Teşkilât-ı Mahsusa’yı kurmuştur.)

Osman Ferit Paşa, Abdülhamid Hân tahttan indirilince emekli edilerek İstanbul’a çağrılır. 19 Temmuz 1912’de ise İstanbul’da Rahmet-i Rahmân’a kavuştuğunda geride mücâdelelerle geçmiş bir hayat ile vatan millet aşkıyla hizmete koşan örnek bir nesil bırakmıştır. 

Ama gel görki; Eyüpsultan’daki aile kabri perişan bir hâlde kalakalmış, Osman Ferit Paşa’nın taş sandukası kırılmış, oldukça yıpranmış başucu taşı ise bir ağaca bağlanmışyeniden yapılmayı bekliyor. Diğer aile fertlerinin kabirleride darmadağın olmuş vaziyette.

Bu yiğit Kafkas evlâdını rahmet ve minnetle anıyorum. Mekânı Cennet olsun..

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ