Site Rengi

KafkasOnline.Com

STANİSLAV TARASOV “PUTİN, ‘LİBYA PARTİSİNİ’ ERDOĞAN’LA BİRLİKTE OYNAYACAK MI?

STANİSLAV TARASOV “PUTİN, ‘LİBYA PARTİSİNİ’ ERDOĞAN’LA BİRLİKTE OYNAYACAK MI?

Çeviri: Fatih Atan (Atanba – Тванба). Teorik olarak Rusya ve Türkiye devlet başkanları Vladimir Putin ve Recep Tayyip Erdoğan siyasi irade gösterebilir ve Libya’daki çatışan partileri müzakere masasına getirebilirler. Ancak böyle bir oyunun nesnel koşulları henüz olgunlaşmamış gibi görünüyor. Çünkü yeni dış oyuncuların çekildiği bölgede çatışma ve mücadele merkezleri hızla değişiyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan arasında bir telefon görüşmesi daha gerçekleşti. İki liderin telefonla yaptığı son görüşme 27 Temmuz’da Türk tarafınca Azerbaycan ile Ermenistan arasında askeri çatışmaların yaşandığı sınırdaki durumu görüşme amacı ile başlatıldı.

Bu kez Kremlin basın servisince yapılan açıklamaya göre, “Libya krizinin asıl sorunlarına ilgi gösterildi”, ve ayrıca “Berlin Konferansı ve BM Güvenlik Konseyi’nin 2510 sayılı Kararı uyarınca sürdürülebilir ateşkesin sağlanması ve doğrudan müzakerelerin başlatılması için savaşan tarafların gerçek adımlar atması gereği de vurgulandı” bilgisi verildi. Bu bağlamda, Türk yayın organı Habertürk’ün Türkçe baskısında, “Türkiye ve Rusya, Libya Ulusal Ordusu (LNA) Komutanı Mareşal Halife Haftar ile Tripoli’de bulunan Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı Faiz Saraj (PNC) arasında doğrudan görüşmeler başlatmak amacıyla ikili bir Libya zirvesi hazırlıyor” iddiasında bulunuyor.

Bu bakış açısına göre, belirlenen hedefe ulaşılırsa, Putin ve Erdoğan müzakere sürecini daha geniş bir uluslararası formata aktaracak ve bu da Berlin konferansının devamı haline gelebilecek. Aynı zamanda, Libya’daki Rus-Türk grubunun bu tür siyasi ve diplomatik manevralar için pratik bir hazırlık yaptığı iddia ediliyor. Ankara’daki görüşmelerin ardından Temmuz ayı sonunda iki ülke tarafından yapılan ortak açıklamada, “tarafların Libya’nın egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak bütünlüğüne olan sarsılmaz bağlılıklarını yeniden teyit ettikleri, teröristlerle ve terörist gruplarla mücadele ihtiyacına dikkat çektiği” belirtildi. Ayrıca iki tarafın “Libya’da güvenlik ve istikrarı sağlamak için etkileşimde bulunmaya” ve “Libya’daki insani durumu iyileştirme” niyetlerini de karşılıklı olarak teyit ettiler. Grubun bir sonraki toplantısının yakın gelecek içerisinde Moskova’da yapılmasının planlandığı bildirildi.

Berlin Uluslararası Konferansı’na gelince, henüz bir devamlılık göstermiyor. İngiliz yayını organı The Independent, bunu şu gerçeğiyle açıklıyor: “Almanya Başbakanı Angela Merkel’in projesi olan bu konferans (Berlin Konferansı – S.T) Putin tarafından etkin olarak ve Erdoğan’ın da tarafsız pozisyonuyla desteklenen, tüm ana dış aktörlerinde içinde yer almasına rağmen, Washington’un Libya’yı Avrupa’nın bir sorunu olarak görmesi ile ABD’nin Libya alanından çekilmesi nedeniyle, bu proje bu proje fiili olarak başarısızlığa mahkum edildi.”  Yayın organına göre, o dönemde “çatışmaya dış müdahalenin sınırlaması gerektiği, çatışan taraflara silah tedarikine uygulanan ambargo hakkında doğru şeyler söylediler, ancak pratikte bulunan siyaset düzlemine hiçbir şey aktarmadılar.” Bu nedenden dolayıdır ki, son durum, bir Amerikalı uzmanın yazdığı gibi Washington, “Libya’yı Suriye’ye dönüştürmek için gerektiğinde bir barut fıçısını havaya uçurmak için birisinin ellerini çözdü” biçimdeydi.

Zamanla Türkiye’nin bu senaryoya, Ankara’nın Kuzey Afrika devletinin iç işlerine müdahale etmesinden memnun olmayan Avrupa Birliği ile ilişkilerinde karmaşa çıkması korkusu olmadan bağlı kalmaya başladığı ortaya çıktı. Tüm bunlar, Berlin konferansının iddialı hedeflerinin – yerel milisler arasında kalıcı bir ateşkes kurulması, silahsızlandırılması ve dışarıdan gönderilen askeri malzemelere ambargo uygulanması, birleşik bir hükümetin kurulmasına yönelik müzakerelerin – havada asılı kalmasına yol açtı. Ve şimdi Türkiye, Rusya ile bir Libya anlaşması için müzakere ederken, aynı zamanda Washington ile en üst düzeyde iletişim kuruyor, aynı konuda uzmanlar düzeyinde kendisiyle ikili istişarelerde bulunuyor. Bu arada geçen gün ABD’nin Libya Büyükelçisi Richard Norland, “Türkiye’nin Libya’daki eylemlerinin Rusya’nın orada yerleşmesini önlemeyi amaçladığını” söyledi ve “Türkiye’nin müdahalesi, Türkiye açısından, Rusya’nın bu bölgedeki varlığı, türkiye karşıtı koalisyonların arka planına karşı dengeleyici bir faktör haline gelmesi açısından bir paradoks yaratıyor. Yani Erdoğan’ın Putin ile konuşacak bir konusu bulunuyor. Teorik olarak, siyasi irade gösterebilirler ve Libya’daki çatışan tarafları müzakere masasına getirebilirler. Trablus’taki PNC (Saraj – F. Atan) ile Tobruk’taki Hafter yanlısı yönetim arasında siyasi müzakereler için bu bir fırsattır” eklemesinde bulundu.

Ama öyleyse, neden Ankara ve Washington çatışan taraflar arasında Libya’da doğrudan müzakereler düzenleme yükümlülüğünü üstlenmiyor? Sorun, Libya krizinin Doğu Akdeniz’deki krizde doğrudan devamını bulması ve kimsenin nereden başlayıp nerede bittiğini bilmemesiyle daha da karmaşık hale geliyor. Amerika Birleşik Devletleri böyle bir yükü omuzlamak niyetinde değil ve Türkiye, kendisine verilen görevleri çözmek için yeterli kapasiteye ve kaynağa sahip değil. Ayrıca Yunanistan Amerikan tarafında oynamaya başladı ve bölgede yeni dengeler oluşuyor. Fransa, bölgedeki kendi çıkarlarını aktif olarak desteklemeye başladı. Paradoks, Türkiye açısından bu bölgede bulunan Rusya’nın varlığı, onun, Türkiye karşıtı koalisyonların oluşumunun arka planına karşı dengeleyici bir faktör haline gelmesidir. Yani Erdoğan’ın Putin ile konuşacak bir şeyi var. Teorik olarak, siyasi irade gösterebilir ve Libya’daki çatışan tarafları müzakere masasına getirebilirler.

Ancak öyle bir oyunun nesnel koşulları henüz olgunlaşmamış gibi görünüyor. Her şeyden önce, yeni dış oyuncuların içine çekildiği bölgede çatışma ve mücadele merkezleri hızla değişiyor.

Kaynak: https://regnum.ru/news/polit/3040555.html

www.abhazyam.com 

erdoğan
Recep Tayyip ERDOĞAN
putin
Putin
libya
Libya
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ